Gezi Parkı Eylemleri | Azınlık Şaşırma

Gezi Parkı

Gezi Parkı eylemleri 12 gündür devam ediyor. İlk günlerin hareketli dönemleri geçti. Yazımın konusu kim haklı kim haksız tartışması üzerine değil. Bu işe girersek çok uzar mesele.

Geçen gece Sayın Başbakan’ın Kuzey Afrika gezisi dönüşü kendisini sevenler karşılamaya gittiler. Coşkulu bir kalabalık vardı. Kaç kişiydi bilmiyorum. Elbette herkesin aklında Gezi Parkı eylemleri vardı.

Sayın Başbakan’ın sevenleri, Gezi Parkı eylemleri boyunca yapılan eleştirilere doğal olarak bazı refleksler geliştirdi. Karşılamaya gelenler ellerinde bayraklar ve dövizler taşıyorlardı, bazı sloganlar atıyorlardı. Bu yazının konusu o sloganlardan biriyle ilgili: “Azınlık şaşırma, sabrımızı taşırma!

Şimdi yukarıdaki fotoğrafa bakın. O bir Yörük çadırı. Ben orada yaşıyorum.

Orta Asya’da Ahmet Yesevi’yle tanıştığımdan beri Müslüman’ım,

Alparslan’la Anadolu’ya geldim, o gün bugündür Anadolu’da yaşıyorum.

İstanbul’un fethinde Fatih Sultan Mehmet’in ordusundaydım, Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk’le beraberdim.

Bu topraklar ve yakın coğrafyada yazılan ya da yazılmamış tarihin hep içinde oldum.

Anadolu’ya geldiğimden beri İslam’ın ve diğer tüm dinlerin, Türklüğün ve diğer tüm kültürlerin koruyucusu bendim. Ne zaman ihtiyaç olsa ben her zaman hazır oldum.

Ben sizinle aynı görüşte olmadığım zaman azınlık oluyorum öyle mi?

Şimdi yukarıdaki fotoğrafa bir daha bakın. İyice bakın ama.

Gezi Parkı eylemleri geçer gider, gündem değişir. Fakat degişmeyecek bir gerçek var. Hangi siyasi görüşten olursam olayım, kaç kişi olursam olayım benim bu topraklarda azınlık olmam imkansız. Çünkü bu ülkenin sahibi benim!

Son olarak yazımı Atatürk’ün benimle ilgili söylediği bir sözle bitiriyorum:

Ey ağalar beyler, Toroslara çıkın bir bakın. Nerede kara bir Yörük çadırı görürseniz, dumanı da tütüyorsa dünyada hiç bir güç bizi asla yenemez.

Cevap Yaz