Siyasi Zafere Doğru

İtilaf Devletleri’nin kararsız tutumları, M. Kemal Paşa’nın tutarlı ve kesin davranışı sonunda, Türkiye’nin istediği oldu. İngiliz Kabinesi’nin Avrupa’yı yeni bir felakete götürebilecek olan sorumsuz politikası ve savaş girişimleri General Harrington’un gerçekçi davranışıyla başarısız oldu. M. Kemal ve Harrington’un anlaşmaları sonucunda 3 Ekim 1922’de Mudanya’da Ateşkes görüşmelerinin başlaması kararlaştırıldı. Başkomutan M. Kemal Paşa, ateşkes görüşmelerine Türk Ordusu’nun temsilcisi olarak Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’yı görevlendirdi. Mudanya’da İsmet Paşa’nın başkanlığı altında İngiltere Delegesi General Harringion, Fransa Delegesi General Charpy, İtalya Delegesi General Monbelli’nin katıldıkları konferans 3 Ekim’de toplandı. Fevzi ve Refet Paşalar da İsmet Paşa ile Mudanya’ya geldiler ve görüşmeler süresince kendisine yardımcı oldular.

İşin ilginç yanı, Mudanya’da, yenilmiş Yunan Orduları’nın temsilcisi yoktu. Avukatlığını İngiltere yapacaktı. Görülüyor ki Türkiye ateşkes masasına Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri ile oturuyor ve onlarla hesaplaşıyordu. Yalnız bu sefer Müttefiklerin karşısında yenik bir Osmanlı İmparatorluğu’nun ezik delegeleri yoktu. Yunan Orduları’nı 15 gün içinde yok etmiş, İtilaf Devletleri’ni dehşete düşürmüş muzaffer Türk Orduları’nın temsilcisi vardı. Türkiye ateşkes masasına Misaik-ı Milli’ye dayanan bağımsızlık tezini ve inancını getiriyordu.

Konferansın en önemli konuları, Doğu Trakya’nın Yunan kuvvetleri tarafından boşaltılıp, Türklere teslim edilmesi ve Boğazlar ile İstanbul’un bağlı olacağı durum idi. İngiliz delegesi bu konularda Türkiye’nin aleyhine bir tutum içinde olduğu için görüşmeler sert bir hava içinde geçti. 5 Ekim’de Yunanlıların Trakya’da hala kıyım yaptıklarını hatırlatan Fransız Delegesi Yunanlılara karşı hemen bir harekatın başlatılmasının kaçınılmazlığını dile getirdi. İngiltere’nin Yunanlılar lehine tutum izlemesi üzerine Başkomutan, İsmet ve Fevzi Paşalara, Batı Cephesi Orduları’na yeniden harekat serbestliği veren bir buyruk gönderdi. Türk tarafının kararlılığı ve İngiltere’nin uyuşmaz tutumu yüzünden Konferansın dağılması ve savaşın yeniden başlaması tehlikesi belirdi. Mustafa Kemal Paşa ayrıca Trakya’nın İzmir’deki görüşmelerde kararlaştırıldığı biçimde Türkiye’ye terk edilmesinin kabul edilmemesi durumunda Türk Orduları’nın İstanbul’a yürümelerini emretti. Müttefik delegeler 6 Ekim sabahı İstanbul’da bir araya gelerek kendi aralarında durumu görüştüler. Fransız ve İtalyan delegelerinin arabuluculukları ile 9 Ekim’de görüşmeler başladı. General Harrington’un Müttefikler adına sunduğu değişiklik projesi İsmet Paşa tarafından M. Kemal Paşa’ya bildirildi. 10 Ekim’de görüşme yapılamadı. 11 Ekim gecesi sabaha karşı toplanan Konferans 11 Ekim sabah saat 6 da Ateşkes’i imzaladı.

Ateşkes hükümleri 14-15 Ekim gecesi yürürlüğe girecek ve Türk-Yunan silahlı kuvvetleri arasındaki çatışma son bulacaktı. Yunan kuvvetleri Doğu Trakya’yı hemen boşaltmaya başlayacaklar ve 15 gün içinde boşaltma tamamlanacaktı. Bu yerler 30 gün içinde, asayişi sağlayacak olan T.B.M.M. Hükümeti jandarma kuvvetlerine teslim edilecek, ancak bu kuvvetler 8.000’i aşmayacak, Trakya’nın yönetimi Türk memurlarına verilecekti. Devir teslim işlemleri sırasında karışıklık çıkmaması Çin, İtilaf Kuvveteri 7 taburluk bir kuvvet bulunduracaklardı. Bu kuvvet Doğu Trakya’nın Türkiye’ye tesliminden sonra 30 gün içinde geri çekilecekti (madde: 1-10). Barış antlaşması sağlanana kadar Türk Silahlı Kuvvetleri Çanakkale ve İzmit Yarımadası’nda belirlenen çizgiyi geçmeyecekler, Trakya’ya asker geçirmeyecek ve ordu toplamayacaktı.

Mudanya Ateşkesi Türk Orduları’nın kazandığı Büyük Zaferin sonucunda, ileride yapılacak barış antlaşmasının Türkiye lehine gelişmesini etkileyecek bir başarı idi. Mondros işe Osmanlı İmpararorluğu tarihe karışırken, Mudanya ile yeni, diri bir Türk Devleti doğuyordu. İtilaf Devletleri’ne Türk isteklerini kabul ettiren Türk politikasının “Hakkımızı istiyoruz, siz vermek istemezseniz biz alacağız” anlamındaki sert ve kararlı tutumu oldu. Bu ateşkes ile Türkiye savaş yapmaksızın bütün Trakya ve Edirne’yi alıyordu. Bu tarihe kadar T.B.M.M. Hükümeti’ni resmen tanımamış olan İngiltere, artık Türkiye’nin siyasi varlığını da kabul ediyordu. M. Kemal Kurtuluş Savaşı’nda çok akıllı bir politika izleyerek, İngiltere’yi askeri alanda yalnız bırakmıştı. Şimdi ateşkes masasında da yalnız bırakıyordu. Yalnız başına kalan İngiltere, Türkiye’ye savaş açmak sorumluluğunu ve cesaretini tek başına yüklenemedi. Üstelik Yunan Ordusu’nun hemen bütün silah, cephane ve malzemesi de Türk Ordusu’nun eline geçmiş bulunuyordu.

Venizelos’un Büyük Yunanistan hülyası ile, Lloyd George’un Türkiye’ye yeni bir savaş açmak için, müttefiklerini Türkiye’ye karşı kullanmak politikası yıkıldı.

Barış Konferansı’nın toplanacağı yer için M. Kemal Paşa İzmir’in seçilmesini istemişti. Fakat Müttefikler tarafsız bir ülkede yapılmasını istedikleri için İsviçre’nin Lozan Şehri seçildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: