Atatürk’ün Dış Politika Anlayışı

Atatürk’ün dış politika anlayışı, onun dünya görüşünü yansıtmaktadır. Bunu üç noktada toplamak mümkündür. Bunlar, tam bağımsızlık, ulusal egemenlik ve çağdaşlaşmak  yani batılılaşmak’tır. Bu anlayış, Misak-ı Milli sınırları içinde Lozan’dan önce ve daha sonraki dönemlerde yürütülen siyasal faaliyetlerin temelini oluşturmuştur. İzlenecek Türk dış politikanın temelini ve amaçlarını Misak-ı Milli ortaya koymaktadır. “Ulusal ve ekonomik gelişmemize olanak“Atatürk’ün Dış Politika Anlayışı” yazısının devamını oku

Lozan Barışı’nından Sonraya Kalan Sorunlar

Ne var ki bu barışçı tutumu engelleyebilecek Lozan Barış Anlaşması’nda çözümü sonraya bırakılan sorular bulunmaktadır. Bu sorunlar, İngiltere ile Musul, Fransa ile Osmanlı borçları ve bunların tasfiyesi, Yunanistan ile etabli yeni yerleşikliğin tanımlanması sorunundan kaynaklanan anlaşmazlıklardır. Birinci Dünya Savaşı sonucu Alman, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorlukları parçalanmışlar, Bu ülkelerdeki hanedanlar tarihe karışmıştır. Ayrıca Rusya’da siyasi rejim“Lozan Barışı’nından Sonraya Kalan Sorunlar” yazısının devamını oku

Balkan Antantı

Türkiye, Lozan Anlaşması’ndan sonra Balkan devletleri ile ilişkilerini düzenlemek ve geliştirmek için ikili dostluk anlaşmaları yapmıştır. Türkiye’nin Yunanistan dışında Balkan ülkeleri ile ilişkilerinde önemli bir sorunu olmamış, Lozan Anlaşması çerçevesinde belirlenen ilişkiler normal gelişimini izlemiştir. 1930 yılında Türk-Yunan devletleri arasında yakınlaşmanın ortaya çıkması Balkan Antantı’nın kurulmasına yol açacaktır. Paktın çekirdeğini, bir taraftan Yugoslavlar ve Romenler“Balkan Antantı” yazısının devamını oku

Hatay Sorunu ve Çözümlenmesi

Türk-Fransız ilişkilerini etkileyen başka bir sorun İskenderun Sancağı uyuşmazlığı olmuştur. İskenderun sancağı Misak-ı Milli sınırları içinde bulunuyordu. Bu uyuşmazlığın başlangıç noktası Milli Mücadele’ye varmaktadır. Milli Mücadele sırasında Fransa ile silahlı çatışmaya girmemek için 20 Ekim 1921’de Ankara da bir İtilapfname imzalanmıştı. Bu devrede Suriye ile sınırları kesin olarak çizilememişti. 1921 Ankara İtilafnemesi’nin 7. maddesinde; “İskenderun“Hatay Sorunu ve Çözümlenmesi” yazısının devamını oku

Sadabat Paktı

2 Ekim 1935’te Türkiye, Irak ve İran temsilcileri bir araya gelerek üçlü bir anlaşma imzalamışlardır. Bu üçlü anlaşmaya daha sonra Afganistan’da katılmıştır. Ancak Cenevre’de temelleri atılan bu Doğu Paktı’nın gerçekleşmesi bazı nedenlerden dolayı uzun sürmüştür. Bu üçlü paktın Cenevre’de parafe edildiği Ekim 1935 ile Temmuz 1937’de Tahran’da imzalanan Sadabat Paktı arasında iki yıl geçmiştir. Türkiye,“Sadabat Paktı” yazısının devamını oku

Montreux Boğazlar Sözleşmesi

1933 yılından sonra uluslar arası politikada kamplaşmaların oluşmaya başlaması, Milletler Cemiyeti’nin önderliğinde yürütülmek istenen silahsızlanma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanması, devletlerin silahlanma yarışına girmeleri ve revizyonist devletlerin uluslararası hukuku hiçe sayıp çiğnemeleri karşısında, Boğazların Lozan’da belirlenen Sözleşme hükümleriyle korunamayacağı ortaya çıkmıştı. Boğazların silahtan ve askerden arındırılmış olması, uluslararası ilişkilerin bozulmaya başlanmasından sonra Türkiye’yi endişelendirmeye başlamıştır. 11 Nisan“Montreux Boğazlar Sözleşmesi” yazısının devamını oku

Türkiye-Fransa İlişkileri

Türk-Fransız yakınlaşması 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Anlaşması ile başlamıştı. Fransa, yeni Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerini dikkatli bir biçimde geliştirmek, iki ülke arasında çözümlenmesi gereken sorunlarda çıkarlarını en iyi şekilde gözeterek sonuçlandırmak istemekteydi. Osmanlı-Fransız ilişkileri düşünülecek olursa, Fransa’nın bu konuda diğer Batılı devletlere göre daha deneyimli olduğu kabul edilebilir. Ancak, Lozan Konferansı sırasında Fransa,“Türkiye-Fransa İlişkileri” yazısının devamını oku

Türkiye-Sovyetler Birliği İlişkileri

Türkiye, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı Batı’nın en güçlü devletlerine karşı verirken, bu sırada 1917 Ekim Devrimi’nde iktidara gelen Bolşevikler’de ayın güçlere yani Batı emperyalizmini karşı mücadele yürütüyordu.  Sovyetler Birliği ile Moskova’da 16 Mart 1921 yılında Türk-Sovyet Dostluk Anlaşması imzalanmıştır. Milletler Cemiyeti’nin Musul konusunda yanlı tutumu Türkiye’yi Sovyetler Birliği’ne daha da yaklaştırmıştı. 17 Aralık 1925’te Paris’te iki“Türkiye-Sovyetler Birliği İlişkileri” yazısının devamını oku

Türkiye-İngiltere İlişkileri ve Musul Sorunu

Lozan Barış Anlaşması imzalandığında Misak-ı Milli sınırları iki konu dışında çözüme kavuşturulmuştu. Çözüme kavuşturulamayan Batı Trakya ile Musul topraklarıydı. Lozan’da Musul Sorunu çözümlenememiş, İngiltere ile Türkiye arasında tartışmalara neden olmuş ve iki ülke heyetleri sorun hakkında farklı görüşleri savunmuşlardır. İngiltere 5 Ekim 1923 tarihinde Türkiye’ye başvurarak Musul konusunu öngören ikili görüşmelere başlanmasını talep etmiştir. Görüşmeler“Türkiye-İngiltere İlişkileri ve Musul Sorunu” yazısının devamını oku

Türk-Yunan İlişkileri

Lozan Barış Konferansı 20 Kasım 1922’de başlamış, kesin bir sonuç alınamadan 4 Şubat 1923’de ara verilmiştir Burada Batılı devletlerle çıkan anlaşmazlıkları, Osmanlı borçları, Musul sorunu, Kapitülasyonlar, Trakya sınırının belirlenmesi, konularını içermekteydi. Birinci dönem görüşmeler sırasında 30 Ocak 1923’te “Türk ve Rum Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol” ile “Sivil Tutukluların Geri Verilmesi ve Savaş Tutsaklarının“Türk-Yunan İlişkileri” yazısının devamını oku