İmparatorluktan Ulusal Devlete

Osmanlı yönetici elitinin “nasıl kurtulacağız?” sorusuna yanıt ararken çalkalanıp batması ve ardından yeni devletin yaratılması çabaları yeni formüllerin ve yeni çözüm arayışlarının saptanmasına ve bunların siyasal yapı değişimlerinde uygulanmasına yöneldi. Türkiye Cumhuriyeti, bir açıdan, yeni bir formülün somut görüntüsü olarak belirdi. Gerçekten, başlangıcında tam belirgin olmazsa da ulusal kurtuluş savaşı, salt dünya savaşı çöküntüsünde ülkeyi“İmparatorluktan Ulusal Devlete” yazısının devamını oku

Osmanlı Millet Sistemi ve Bozulması

Osmanlı kimliği altı yüzyıl boyunca saray ve çevresi tarafından, fetih siyaseti ile olduğu kadar din yolu ile de dayatılmıştır. Sultanın tebaası etnik kökeni veya ne dini olursa olsun Osmanlı’ydı; öyle ki Türkler Müslüman sıfatıyla, yani ümmetin bir üyesi olarak neredeyse azınlıktayken, gayrimüslim haklar, Hıristiyanlar ve Yahudiler, Panosmanlı altında Millet statüsünden yararlanıyorlardı. Bazı dönemlerde ise Türkler“Osmanlı Millet Sistemi ve Bozulması” yazısının devamını oku

İkinci Meşrutiyet Dönemi Düşünce Akımları

Siyasal hayatımızın yakın döneminde meşrutiyetin ikinci kez ilanı, tek sesli uygulamadan çok sesliliğe geçişe benzeyen yapısal değişmelerin de başlangıcı olmuş ve çağdaş anlamda siyasal hayat, hiç değilse kuramsal olarak kurulmuştur. Meşrutiyetin ilanında temel özellik, siyasallaşma sürecinin başlaması ve ona kaçınılmaz bir şekilde bağlı olarak; dernekleşmenin, partileşmenin ve toplumsal hayatta çok seslilik dönemin açılmış olmasıdır. Bu“İkinci Meşrutiyet Dönemi Düşünce Akımları” yazısının devamını oku