Kıyafet ve Modernleşme

İnsanların giyim ve kuşamları toplumsal ya da ulusal kültürü yansıtan en belirgin ölçütlerden biridir. Kültürün her alanında olduğu gibi giyimde de toplumsallığı belirleyen ve değişmelere neden olan bazı temel etkenler vardır. Bu etkenlerden çoğu inanç, zevk, ekonomik koşullar, psikolojik eğilimler vb. gibi bireye bağlı olup giyimde ve kuşamda değişikliğe neden olmaktadır. Osmanlı’daki giyim kuşam ise“Kıyafet ve Modernleşme” yazısının devamını oku

Soyadı Kanunu

Toplumsal alanda eşitliği sağlamak ve bireyin kişisel ve toplumsal kimliğini belirlenmesini, çizilen ulusal kimlik çerçevesinde özgür yurttaşın yaratılması hedefiyle herkesi tanımlayan bir soy adı vermek için  24 Kasım 1934 tarihinde Soyadı Kanunu çıkarılmıştır.Yasanın üçüncü maddesine göre rütbe memuriyet, aşiret isimleri, ayrıcalık sağlayan niteleyici sıfatlar, yabancı ırk ve ulus isimleri, gülünç ve genel ahlak kurallarına uymayan“Soyadı Kanunu” yazısının devamını oku

Şapka ve Kıyafet Devrimi

Atatürk yapmış olduğu devrimlerde Türk toplumunun uygar milletler gibi giyim ve kuşamda da ileri bir seviyede olmasını istemiştir. İşte bu yüzden yapacağı bazı devrimlere zemin hazırlamak açısından da oldukça önemli olan kılık ve kıyafet değişikliklerine oldukça önem vermiştir. Elbetteki bir düzen içerisinde bazı devrimler hayata geçiriliyor ve bu devrimlere toplum hazır oldukça devam ediliyordu. Atatürk“Şapka ve Kıyafet Devrimi” yazısının devamını oku

Soyadı Yasasının Kabulü

Soyadı yasası 21 Haziran 1934 yılında çıkarılmıştır. Yasanın çıkarılmasıyla her Türk vatandaşı kendisine uygun bir soyadı almakla yükümlü tutulmuştur. Alınacak soyadlar Türkçe olacak, gülünç, ahlaka aykırı, rütbe, memurluk, yabancı ırk ve millet adları kullanılmayacaktı. TBMM 24 Kasım 1934 yılında çıkardığı 2258 sayılı kanunla, Mustafa Kemal’e Türk’ün atası anlamını taşıyan “Atatürk” soyadını Türk milletinin bir şükran“Soyadı Yasasının Kabulü” yazısının devamını oku

Kadın Haklarının Tanınması

Atatürk, toplumun bir parçası olan kadınların her alanda ileri bir seviyede olmasını arzu etmiştir. Daha önceleri Osmanlı toplumunda kadınlar yaşamsal ve sosyal açıdan hiç bir öneme sahip olmazken, Medeni Kanun’la kadınlara toplumsal açıdan bazı haklar tanınmış, siyasal açıdan pek bir değişiklik olmamıştı. Atatürk’ün yapmış olduğu girişimler neticesinde, Türk kadınlarının iktisadi ve siyasal yaşama katılımlarının sağlanabilmesi“Kadın Haklarının Tanınması” yazısının devamını oku

Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik

Yurt içi ve yurt dışındaki ticari ilişkilerin düzenlenmesinde, çeşitli kolaylıkların sağlanması adına yapılan değişiklikleri kapsamaktadır; Ağırlık ölçüsü birimi olarak kullanılan okka yerine, kilo ve gram, uzunluk ölçüsü birimi endaze yerine, metre ve santimetre gibi ağırlık ve ölçü birimleri getirilmiştir. 1925 yılında çıkarılan kanunla Hicri ve Rumi takvimler yerine Miladi takvim kabul edilerek 1 Ocak 1926’dan“Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik” yazısının devamını oku

Medeni Kanun’un Kabulü

Medeni Kanun ’un kabulü (17 Şubat 1926) ile sosyal alanda tam bir eşitlik anlayışı gerçekleştirilmiştir. Osmanlı Devleti döneminde uygulanan ve din kuralları ile yürütülen hukuk işleri, çağdaş bir uygarlığa adım atmış Türk toplumunun gereksinimlerini karşılayamaz görüntüsü veriyordu. İlk olarak Tanzimat döneminde hazırlanan Mecelle ile bir takım yenilikler getirilmiş ancak yeterli olmamıştı. Kişilerin aile kurumu, mülkiyet“Medeni Kanun’un Kabulü” yazısının devamını oku

Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması

Osmanlı toplum ve eğitim hayatında önemli bir yere sahip olan tekke ve zaviyeler zamanla yozlaşmış çağ dışı kurumlar haline gelmişti. Toplumda ayrılık unsuru oluşturan bu kurumların laik Türkiye Cumhuriyeti ile bağdaşma olanağı yoktu. Bu nedenle, 30 Kasım 1925’te çıkarılan bir kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı. Şeyh, derviş, mürid, dede gibi unvanlarda yasaklandı. Atatürk “Türkiye“Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması” yazısının devamını oku

Çağdaş Ölçü Birimlerinin Benimsenmesi

Bireyin ve toplumun güncel yaşamını ilgilendiren önemli bir değişiklik de, zamanı ölçmede kullanılan saat ve takvimdeki karmaşaya son verilerek uluslar arası ilişkilerde uyumun sağlanması oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nda, öteki İslam ülkelerinde olduğu gibi ezani saat kullanılmaktaydı. Namaz vakitlerini ve ona çağrı olan ezanı gözettiği için ona bu ad verilmişti. Bunda gün, 24 yerine 12 saatlik 2“Çağdaş Ölçü Birimlerinin Benimsenmesi” yazısının devamını oku

Toplumsal Yaşamın Laikleştirilmesi

Devlet ve hukuk düzeni laikleşirken toplumsal yaşayışın ve günlük hayatında laikleşmesi gereklidir. Dinin toplumsal kurumlarının ve görüntülerinin bir kısmının ortadan kaldırılması, toplumu Arap-Doğu kültüründen uzaklaştırıp, Batı kültürüne yakınlaştırabilmek, laik düzen ve yaşayışı sağlayabilmek ve eşitlik esasına dayalı vatandaş kavramının yerleştirilmesini sağlayabilmek için toplumsal alanda da devrimler gerçekleştirilmiştir. Tekke, Zaviye Ve Türbelerin Kapatılması Osmanlı İmparatorluğu’nda, Müslüman“Toplumsal Yaşamın Laikleştirilmesi” yazısının devamını oku