Monarşi’den Cumhuriyet’e

Türkiye Cumhuriyeti’nin Demokratik Niteliği Demokrasi toplum içinde farklı düşüncelerin temsil edilebildiği, yöneticilerin bu farklı düşünce akımları arasında özgürce seçilebildiği ve seçilenlerin de yine belli koşullarda özgürce denetlenebildiği bir rejimdir. Demokraside yönetilenlerin temel hak ve özgürlükleri geniş ölçüde tanınır ve garanti altına alınır. Yönetenlerin ayrıcalıkları sınırlandırılır, eylem ve işlemleri denetime tabii kılınır. Demokratik rejimlerde devlet ve“Monarşi’den Cumhuriyet’e” yazısının devamını oku

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Kurulması ve Şeyh Sait İsyanı

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, Türk toplumunu çağdaşlaştırma yönünde sürekli bir devrim hareketi başlatmaları ve bunda da başarı kazanmaları, bazı çevrelerde panik yaratmıştır. Baştan beri varolan düşünce ayrılıkları iyice belirginleşmeye başlamıştır. Bilindiği gibi ulusal bağımsızlık savaşı sırasında hem Mustafa Kemal ile birlikte savaşan komutanlar arasında hem de milletvekilleri arasında hala saltanat ve İstanbul hükümetinin savunucuları bulunmaktaydı.“Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Kurulması ve Şeyh Sait İsyanı” yazısının devamını oku

Hilafetin Kısa Tarihi ve Osmanlı Sultanlarının Halifeliği

Halifelik, Müslümanlarda baş imamlık, göreviydi. Peygamber sağlığında imamlara kendi adına namaz kıldırmak yetkisini vererek kendisi baş imam olmuştu. Peygamber, Müslümanların din ve dünya işlerinin başkanı idi. Peygamber ölünce, İslamlar kendilerine halife adı verilen ve Peygamberin vekili sayılan bir başkan seçtiler. Böylece halife kelimesi Arap Devletlerinde devlet başkanına verilen bir san oldu. Emeviler devrinde halifelik babadan“Hilafetin Kısa Tarihi ve Osmanlı Sultanlarının Halifeliği” yazısının devamını oku

Yeni Rejimin Adı: Cumhuriyet

23 Nisan 1920’den beri Türkiye Devleti’nin yazgısına el koyan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin dayandığı temel ilkeler kuşkusuz. Yalnız adı (Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti) idi. Bu şekil demokratik yönetim şekillerinden hiç  birine benzemiyordu. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na göre, Bakanlar Kurulu’nu Meclis seçiyor, bu kurula Meclis Başkanı başkanlık ediyordu. Böylece kanunu yapan Meclis, aynı zamanda kanunları“Yeni Rejimin Adı: Cumhuriyet” yazısının devamını oku

Gazi Meclis’in Sonu ve Halk Fırkası’nın Kurulması

23 Nisan 1920’de toplanan Birinci Büyük Millet Meclisi, zafer kazanılıncaya kadar dağılmamak kararını vermişti. Bu Mecliste bulunan milletvekilleri arasında tam bir görüş birliği yoktu. Özellikle Mustafa Kemal’i çekemeyenler ve Padişah bağlı kalan bazı milletvekilleri fırsat buldukça Mustafa Kemal ve arkadaşlarını tenkid ediyorlardı. Ayrıca, bunlar bir muhalefet grubu kurmuşlardı. Lozan barış müzakerelerinin başladığı sırada muhalifler, Meclisin“Gazi Meclis’in Sonu ve Halk Fırkası’nın Kurulması” yazısının devamını oku