İkinci Meşrutiyetin İlanı ve Sonrası

1908 İhtilali Batı müdahalesi, ayrılıkçı ülke parçası ve kötü Osmanlı yönetiminin bir araya gelmesiyle patlak veren bir dizi gelişmenin ürünüdür. Makedonya sorunu ise İhtilalin çıkması için gerekli ortamı hazırlamıştır. Gerçekte İhtilal, ideolojik nedenlerden çok mali bunalımlar nedeniyle 1907’den beri İmparatorlukta sıkça görülen bir dizi isyanın sonuncusuydu. Anadolu’da hasat çok kötüydü. Vergi toplamakta güçlük çekildiğinden aylıklar“İkinci Meşrutiyetin İlanı ve Sonrası” yazısının devamını oku

Jön Türkler Tarih Sahnesinde

Müslümanlar kendi içlerinde ekonomik durumları ve çıkarları bakımından farklılaşmıştı. Özellikle İmparatorluğun taşradaki otoritesini yitirmesi üzerine güç kazanan ayan ve derebeylerinin kalıntıları olan yerel eşraf ve toprak sahipleri, II. Mahmut ve Tanzimat reformlarına karşın güçlerini sürdürüyorlardı. Ayrıca Tanzimat toprak üzerindeki özel mülkiyeti yasal bir şekle sokmuştu. Güçlenen yöresel eşrafın çıkarlarıyla merkezi devletin çıkarları çatışma halindeydi. Başka“Jön Türkler Tarih Sahnesinde” yazısının devamını oku

2. Meşrutiyet Dönemine Doğru Osmanlı Devleti'nin Durumu

II. Meşrutiyet dönemi Türk tarihçisi Tark ZaferTunaya’nın ünlü deyimiyle Cumhuriyetimiz için bir “siyaset laboratuvarı” olmuştur Gerçekten de Cumhuriyet ideolojisi ve kurumları ile İttiihat ve Terakki’nin bu dönemdeki uygulamalarından fazlasıyla etkilenmiştir. Bu açıdan İkinci Meşrutiyet Dönemi’ne daha da dikkatli bakılması gereklidir. Meşrutiyetin ikinci kez ilan edildiği sıralarda Batı yayılmacılığı doruğuna erişmişti. Avrupa büyük bir paylaşım savaşına“2. Meşrutiyet Dönemine Doğru Osmanlı Devleti'nin Durumu” yazısının devamını oku

Osmanlıda Merkeziyetçilik Tartışmaları

Türk düşünce geleneğinin günümüze kadar süregelen önemli tartışma konularından biri de XX. Yüzyılın başlarında ve özellikle İkinci Meşrutiyet Dönemi’nde ortaya çıkan, yönetim anlayışına ilişkin farklı düşünce anlayışları yansıtan merkeziyetçilik – adem-i merkeziyetçilik bölümlenmesidir. Yönetim yapısında başlayan bozulma tartışmanın ana nedenidir. XVII. Yüzyıldan itibaren Osmanlılarda toprağın, devletin denetiminden çıkarak fiilen beylerin yerli güçlü ailelerin denetimine geçmesi“Osmanlıda Merkeziyetçilik Tartışmaları” yazısının devamını oku

İkinci Meşrutiyet Dönemi Düşünce Akımları

Siyasal hayatımızın yakın döneminde meşrutiyetin ikinci kez ilanı, tek sesli uygulamadan çok sesliliğe geçişe benzeyen yapısal değişmelerin de başlangıcı olmuş ve çağdaş anlamda siyasal hayat, hiç değilse kuramsal olarak kurulmuştur. Meşrutiyetin ilanında temel özellik, siyasallaşma sürecinin başlaması ve ona kaçınılmaz bir şekilde bağlı olarak; dernekleşmenin, partileşmenin ve toplumsal hayatta çok seslilik dönemin açılmış olmasıdır. Bu“İkinci Meşrutiyet Dönemi Düşünce Akımları” yazısının devamını oku

Balkan Savaşları (1912-1913)

Bu iç çekişmeler İmparatorluğun dış siyasetini de etkilemişti. Osmanlı Devleti’nin güçsüzlüğü ve dağılma olasılığı Balkanlı Devletlerini harekete geçirmişti. Balkan Yarımadasında sadece Arnavutluk ve Makedonya Osmanlı Devletinin egemenliğinde idi. Ama Balkan Devletlerinin hepsi gözünü bu güzel toprak parçasına dikmişti. 8 Ekim 1912’de Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ birleşerek, Trablusgarp Savaşı’yla meşgul Osmanlı Devleti’ne karşı savaş açtılar.“Balkan Savaşları (1912-1913)” yazısının devamını oku

Halaskar Zabitan Olayı ve İttihatçıların İktidardan Uzaklaştırılması

Darbenin ilk evresi Arnavutluk’ta 6 Mayıs 1912’de başlayan ayaklanmaydı. Mart 1911’de Katolik Malisörlerin, yani Hıristiyan Arnavutların isyanı özerklik sayılabilecek ödünlerle yatıştırılmıştı. Bu kez Müslüman Arnavutlar da Hıristiyanlarla aynı haklara sahip olmak istiyorlardı. Muhalefette oldukları için tekrar seçilemeyen eski Arnavut mebuslarının da isyanı destekledikleri anlaşılıyordu. Ayaklanmaya bölgede bulunan Arnavut asıllı subaylar da katılmıştı. Böylece isyan orduya“Halaskar Zabitan Olayı ve İttihatçıların İktidardan Uzaklaştırılması” yazısının devamını oku

Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın Kuruluşu

17 Aralık 1908’de açılan Meclis-i Mebusan’da ya doğrudan doğruya İttihat ve Terakki’nin adayı olarak seçimi kazananlar veya Cemiyet’e girmek gerektiği inancı ve isteği içinde olanlar toplanmıştı. Ancak bu üyeler arasında bir birlik duygusu yoktu. Böyle bir tablo içinde ayrı ayrı siyasal grupların oluşması kaçınılmazdı. Ancak Hürriyet ve İtilaf Fırkası kuruluncaya kadar, İttihat ve Terakki’ye muhalif“Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın Kuruluşu” yazısının devamını oku

Trablusgarp Savaşı

İtalya, 19. yüzyılın sonlarına doğru, bugün Libya adıyla anılan Kuzey Afrika’daki Trablusgarp ve Bingazi’yi ile geçirmeyi planlamıştı. O dönem İngiltere Mısır’a, Fransa da Tunus’a hakim olmuş, İtalya da gözünü Trablusgarp’a dikmişti. İtalya, İngiltere ve Fransa’yla yaptığı gizli ve açık anlaşmalarla Trablusgarp’ı işgal onayını aldıktan sonra, 29 Eylül 1911’de Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti. 5 Ekim“Trablusgarp Savaşı” yazısının devamını oku